20 02 2009

EVREN'DE BİR İLK...

Evrende bir ilk görüntülendi NASA'nın uzaya gönderdiği teleskobu evrende daha önce görülmemiş bir ilki tespit etti.Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi'nin (NASA) geçen yıl 11 haziranda uzaya gönderdiği, "Fermi" teleskobu, evrende daha önce görülmemiş şiddette bir gama ışını patlamasını tespit etti.Science dergisinde yayımlanan bildiride, astrofizikçilerin hesaplamalarına göre, Karina takım yıldızında geçen yıl eylül ayında meydana gelen bu patlamanın, aynı anda meydana gelen yaklaşık 9 bin süpernova patlamasına eşdeğer olduğu belirtildi.GRB 080916C adı verilen patlamada açığa çıkan maddenin hemen hemen ışık hızında olduğu bildirildi. Kaynaktan doğan en ekstrem ışınların, görülebilir ışıktan 30 milyar kez daha fazla enerji ilettiği kaydedildi.Patlama, yaklaşık 12.2 milyar ışık yılı mesafede meydana geldi.  KRYON;"Kryon okurları yerel haberlerde henüz ortaya çıkan "gamma" ışını faaliyetlerinin Kryon'un ikinci kitabında (sh.73) önceden bildirildiğini hatırlayabilirler.Bu bilgi Ağustos 1993 de verilmiş ve Kryon bize bu keşfi beklememizi söylemişti.Üçüncü kitabın 258 ve 264. sayfalarında ve dördüncü kitabın 393. sayfasındada  bu konudan söz edilmişti.Siz 1995 Martında Sedona, Arizonada yapılan bir celsede Kryonun bize "Büyük Patlamanın asla meydana gelmediğini" söylediğini de hatırlayabilirsiniz.Bu şaşırtıcı Bilimsel celsede (üçüncü kitap), Kryon bize evrenin kendi kendisini nasıl yarattığıyla ilgili bir başka açıklama sunmuş ve Bilim adamlarını bunu bulmaya davet etmiştir.O şöyle demiştir."Gerçek şu ki çok uzun bir zaman boyunca yer alan birçok genişleyici olay vardı.Gerçek şu ki Gezegeniniz bazıları sizinkinden daha önce vuku bulmuş üst-üste gelen birçok Yaratıcı olay... Devamı

23 05 2008

EŞZAMANLILIK

Eşzamanlılık; gerçeklik kumaşındaki defo…   Jung çarpıcı doğalarından ötürü, böyle eşzamanlılıkların rastlantısal oluşumlar olmadığı kanısına vardı, bunlar aslında kendini deneyimleyen bireylerin psikolojik süreçleri ile bağlantılıydı. Ruhun derinliklerindeki bir oluşumun fiziksel dünyadaki bir olay yada olay dizisine nasıl neden olabildiğini kavrayamadığı için, yeni bir ilkenin bu güne dek bilimin henüz tanımadığı nedensellik dışı bir bağlantı ilkesinin söz konusu olduğunu düşündü.   Jung bu fikrini öne sürdüğünde fizikçilerin çoğu onu ciddiye almadı. ( Walfrang Pauli hariç) Ancak şimdi, mekansızlık bağlantılarının varlığı saptandıktan sonra, bazı fizikçiler Jung’ın görüşünü yeniden gözden geçirmektedir. Fizikçi Paul Davies, “Mekansızlık olgusuna sahip bu kuantum etkileri gerçekten bir anlamda, bir tür eşzamanlılık biçimidir; şöyle ki, bunlar olaylar arasında herhangi bir nedensel bağıntı bulunması yasaklanmış bir bağlantı- daha doğrusu karşılıklı bir ilişki-kuruluyorlar” diyor.   Eşzamanlılığı ciddiye alan başka bir fizikçi de F.David Peat’dır. Peat, Jung tipi eşzamanlılıkların yalnızca gerçek olmakla kalmayıp, bunların saklı düzenle ilgili başka bir kanıtı daha sunmakta olduğunu söylemektedir. Bohm’a göre şuur ve madde arasındaki görünür farklılık bir yanılsamadır, ancak her ikisi de nesnelerin ve lineer zamanın belirgin dünyasında ortaya çıktıktan sonra oluşan yapay bir olgudur. Eğer, her şeyin kaynağı olan temelde ya da saklı düzende zihin ve madde arasında bir bölünme yoksa, ortaya çıkan gerçekliğin bu derin bağlantının izlerini taşımakta olmasında şaşıracak bir şey yoktur. Peat bu yüzden eşzamanlılık fenomeninin, gerçekliğin kumaşındaki defolar, tüm doğanın altında yatan bu engin ve tekil düzene kısa bir göz atmamıza izin veren anlık çatlaklar olduğuna inanıyor.   Başka türlü söyleyecek olursak, Peat eşzamanlılığın, fiziksel dünyayla içsel psikolojik gerçekliğimiz arasında hiçbir ayrılık bulunmad... Devamı

04 04 2008

TANRI'NIN ZERRECİKLERİ

Tanrının Zerrecikleri Paralel evren teorisinin belki de ispatı için bir basamak olacak olan anti-madde deneyi devam ederken bilim adamları yepyeni bir konuyu açıkladılar:  İnsan hücrelerinin yıldırımdaki kadar güçlü içsel elektrik alanlarına sahip olduklarını keşfedildi.  İnsan, tanrıcılık oyununu başaracak mı?  Dünya üzerinde var olan ve tanrının yarattığına inanılan maddeler bir insandan diğer insana el değiştirerek savaşlara, acılara neden oluyor binlerce ve hatta milyonlarca yıldır. Madde, elinde olana aslında geçici mutluluk yaşatırken, bir zerrecik yeni madde yaratabilmek ve “ tanrıcılık” oynamak için dünyanın bir köşesinde uzun yıllardır ilginç bir çalışma yapılıyor ve beklenen sonuca az kaldı artık.    Bütün maddelerin yapı taşı olan atom çekirdeklerinde elektrondan daha küçük maddeler vardır. Bunlar çekirdek içerisinde bazen var, bazen yok olabiliyor ; başka boyuta geçiş yapabiliyor, maddeden çıkıp kayboluyor ve tekrar maddeye dönebiliyor. Bir takım titreşimler, ışık hızının üç dört katını aşıyor. Işık hızı aşıldığında da, maddeden çıkıp madde ötesine geçiliyor. İnsan; en, boy, zaman, mekan gibi dört boyutu aşıp beşinci boyuta (manyetik eylem boyutuna) geçerse zamana tabi olmadığını görecek yüksek ihtimalle. Atom altı parçacıklar denilen bu küçük partiküllerle ilgili hesaplamalarda anti-madde denilen bir olguya ulaşıldı kırk yıl önce.   Sırrı henüz çözülmeyen, hatta var olup olmadığı kesinleşmeyen,evrenin ve fizik biliminin en gizemli sorunlarından biri olan anti-madde'nin İsviçre`in atom altı parçacık hızlandırıcı laboratuarında elde edilmesi için çalışmalar son hızla sürüyor. CERN Laboratuarları Kısa adı CERN (Conseil Europeen pour la Recherche Nucleaire: Avrupa Nükleer Araştırma Kurumu) olan, Cenevre`deki Avrupa Atom altı Parçacık Fiziği Laboratuarında bilim adamları, anti-madde gizemini çözmek için büyük uğraş veriyorlar. Fizikçilerle astrofizikçiler, anti-maddenin evrendeki geleneksel maddenin karşıt... Devamı

17 02 2008

YÜKSELEN KOZMİK NABIZ

Yükselen Kozmik NabızShala Mata 1 ŞUBAT 2008   TEMELİMİZİ GÜÇLENDİRMEK   Sevgili Işık Ailesi, Şubat’ın enerjisi Ocak ayındaki 1:1:1 kapısından geçtiğimizden bu yana gerçekleşmekte olan muazzam değişimleri vurgulayacak. Şubat ayındaki astrolojik önem “Temelimizi güçlendirmiş” olan enerji dinamiklerini berraklaştırmamıza yardımcı olacak. Bu ay boyunca, 5 nci boyuta açılan koridor veya köprü ile daha bilinçli bir şekilde etkileşeceğiz. Yıllardır, 3 ncü & 5 nci boyutlar arasındaki perdelerin incelmekte olduğunu biliyoruz ve okuyoruz. Güçlü Yeni Ay/Dolunay ile birlikte Ocak ayındaki kapı daha güçlü bir dengeye ve 2008’in ilk günlerinde deneyimlediğimiz enerji ve semptomların anlayışına hizaladı. Ocak ayı yoğun ve zorlayıcı hissettirdi. Nelerin gerçekleşmekte olduğunun anlayışı 2008’in gelecek aylarında bize yardımcı olacaktır. Ocak ayının ilk iki haftasında birçok insan derin duyguların yüzeye çıktığını hissetti. Geçen ay 1:1:1 kapısı enerjisinin ezici, kaotik ve meydan okuyucu olacağını söylemiştim. Işık yoğunlaşırken, kişisel olarak ben beden ve boyun ağrıları ile birlikte şiddetli başağrısı deneyimledim, 3 gün yatakta yattım. Bedenimdeki hatların fişleri çekilmiş gibi hissettim. Bir kayıp ve bağlantın kopması hissi vardı. Duygular olgunlaşmamıştı ve görünürde bir neden olmadan gözyaşlarım dökülüyordu. Birçoğunuz benimkine benzer deneyimleri paylaştınız. Şiddetli boyun, omuz & bel ağrıları. Depresyon, yalnız hissetme, bulantı, ürpermeler ve grip benzeri toksin giderme semptomları. Bedenimiz bu “yeni enerjiyi” derin bir şekilde bütünleştiriyordu ve geçmişte birçok kez olduğu gibi, bu acı verici ve rahatsız ediciydi. Fiziksel bedenimiz dört bedenimizin en yoğun olanıdır ve duygusal, zihinsel ve spiritüel bedenler de yoğun bir şekilde etkilenirken, en fazla 3B bedenimizi hissediyoruz. Bunların çoğunu arkamızda bıraktık. 8 Ocak’taki yeni aydan sonra şeylerin dramatik şekil... Devamı