Oyun, Şifreler ve Ustalar yazısının gecikmiş devamı

13/8/2009 · Kategori: DOSYA

Son yarım milyon yılda Dünyaya özgün kitaplık tasarısının parçası olan farklı yıldız sistemlerinden çeşitli uygarlıkların to­humu atıldı. Her biri, Dünyayı yalıtan ve kitaplık olarak erişil­mez kılan kontrollü bir güç alanına farklı bir zaman diliminde girerek ortaya çıktı. Bu uygarlıklar beş yüz, beş bin, on bin yıl boyunca yükselecek, sonra gezegene sahip olan güçler tarafın­dan bir şekilde kovulacak ya da yok edilecekti. Gezegene sahip olamadılar, ama bu şekilde özgün planın parçası olarak geride ipuçları ya da merdivenin basamaklarını bıraktılar.

 

Bu uygarlıkların ektiği ipuçlarını yeterince insan okuyabilirse Dünyanın uyumlu kozmik varoluş anahtarları anlaşılabilecek. Mısırlılar, İnkalar, Balililer, Yunanlılar, Tibetliler, Sümerler, Amerikan yerlileri, Mayalar, Aborjinler ve daha birçok yerli halk her biri gökleri işaret eden anlayış anahtarlarına katkıda bu­lundu. Eğer bugün insanlar bu kültürlerin geride bıraktığı basa­mak ve ipuçlarını okuyabilse Dünyayı bir kez daha özgürleştirip sahip olabilirlerdi ona. Bir şekilde her kültür, Kitaplığı açık tut­tu ve uygarlığını yaşamı güçlendiren yıldız bağlantıları ile aşıla­mayı bildi. Her biri yaratıcılıkta eşsizdi, hücresel hafızanıza bir yapboz parçası olarak gizemli, psişik bir ayak izi bıraktılar.

 

Nereden gelmişti bu uygarlıklar? Topraktan papatyalar gibi fışkırdıklarını mı sanıyorsunuz? Düşünceyle yaratıldılar. Varlık alanına çıkmaya güdülendiler. Büyük idealleri gerçekleştiren bütün kültürler Oyun Ustaları tarafından tasarlandı. Her bir dün­ya ve varoluş alanında özgürlük düşüncesi bütünüyle farklıydı. İnsanlara sahip olunabileceği ve saygısızca davranabileceği fik­ri Dünyaya yarım milyon yıl kadar önce geldi ve dünyanın pek çok bölgesinde büyük ağırlık kazandı. İnsan ya da çeşitlemeleri maden kazmaya da belirli duygusal kalıplarda titreşmede köle olarak kullanıldı.

 

Zaman içinde idealleştirilmiş bir uygarlık biçimi insanların en büyük gereksinimini karşılamak için Dünya’ya aktarıldı. Ge­zegene getirilen en büyük öğreti, bütün insanların eşit yaratıldı­ğı ve yaşamın her şekliyle onurlandırılması gerektiği idealiydi. Pek çok toplumda bir uygulama olarak yerleşmiş olsa da bu dü­şünce varoluşun her düzlemine süzülemiyordu. Elbette kayaları, ağaçlar, bitkiler ve insanları onurlandırabilenler de vardı. An­cak, çoğunun onurlandırdığı şey, burada zekayla çalışmak ve ge­zegenin olağanüstülüğünü anlamak için bulunan kendileriydi.

 

Oyun Ustalarının bir şekilde Dünya’yı geri kazanmak ve ya­şamın değerini yeniden öğretmek üzere farklı yollar bulmaları gerekti. Böylece, zaman içinde Oyun Ustaları en küçük ayrıntısına kadar düşleyerek eksiksiz uygarlıklar kavramlaştırdılar. Sonra, halkını yıldızlardan getirerek bu uygarlıkları dünyaya ek­tiler. İşlem, varlıkların insanın genetik soyuna uyacak şekilde biçimlendirilmesinden sonra gerçekleştirildi.

 

Varoluş anlayışınızı genişletin ve şunu düşleyin. Bir iş için Oyun Ustaları gerçeklikler düzenleyip bu gerçeklikleri yaşam biçimleri olarak farklı gezegenlere aşıladılar. Oyun Ustaları si­zin kağıt ya da top oyunu için bir araya gelmeniz gibi toplanır­lar, ancak onların oyunu uygarlıklar yaratmaktır. Uygarlıkların içinde yer alan değişikliklerin düzenledikleri farkındalıklara gir­mesini sağlayarak dünyalarda değişiklikler gerçekleştirir, değiş­tirirler onları. Bu uygarlıklar bütünüyle kendi güdüleriyle hare­ket eder, ancak bütün güdüler şablonlar doğrultusunda beslenir. Bütün şablonlarsa zamanın ilerisinde ifade edilmiştir, tıpkı sizin Işık Ailesi olarak aslında kendiniz tarafından oluşturulan bir pla­nı izleyerek görevlendirilmeniz gibi.

Oyun Ustaları son derece yeteneklidir. Oyunu kurup uygar­lık için içinde yükseleceği bütün bir şablon yaratmakla kalmaz, en ince zanaatkarından dilencisine kadar uygarlığın içine kendi­lerini de katarlar. Uygarlığın, kendi kimliklerini onunla birleştirmeleriyle tamamlanacağını bilirler. Böylece uygarlığı yaratarak aynı zamanda da içinde yer alırlar.

 

Bir zaman Meksiko ve Güney Amerika'da yaşayan Mayalar bu işte ustaydılar. Gerçeklikleri karıştırma ve sistemden sisteme geçme becerisi geliştirmişlerdi. Dünyaları Pleiades'teydi ama kesinlikle orada oturmadılar. Kendi dünyaları vardı. Bugün Ma­yalar her yerde iş başında. Birçok dünyayı karıştırıyor, uygarlık­ları hiç sona ermemiş de yalnızca bir dünyadan başka bir dünya­ya aktarılmış gibi Maya kültürünü beraberlerinde taşıyorlar.

 

Maya sözcüğü gerçekliğin yanılsamasını anlatır. Mayalar Za­man Bekçileri olarak o kadar ileriydiler ki, gelecekteki araştır­macıların gerçek kimliklerini bulacağı ya da bundan uzaklaşacakları gerçeklikler yaratabiliyorlardı. Mayalar hakkında anlatı­lan hikayelerin çoğu bir Maya oyunu, yanılsamanın parçasıdır. Başka gerçekliklere geçip bu alanlarda yolculuk yapacak hale gelmeden bunu anlayamayacaksınız. Mayalar kendi yollarında Mısırlılar kadar ustaydılar. Mısırlılar gerçekliğin pek çok düşün­ce formunu çağırır ve dünyalara farklı bir yolla yolculuk eder­lerdi. Mayalar zaman kilitleri yaratmak üzere zamanı düzenle­yebiliyordu. Farklı kültürlerin farklı amaçlan vardı ve bütün bunlar kendi içlerinde birbirine bağlıydı.

 

Neden bütün bu uygarlıklar burada, Dünyadaydı? Neden her uygarlığın kendi zamanı oldu? Bunlar araştırmanızı istediğimiz sorular. Bunun ardından kendinize sorun, "Benim bu süreçteki payım nedir?" Yükselişlerinin farklı aşamalarında bütün bu uy­garlıkların birbirleriyle alış verişi vardı. Kendi zamanlarında ideallerini paylaştılar. Kimileri binlerce yıl yaşadı.

 

Uygarlıkların ne kadar zengin bir şekilde katmanlandığını görüyor musunuz? Bu düşünceyi kavramak için şu örneği düşü­nün: Rocky gibi bir film yapılır ve başarılı olur. Sonra Rocky 2, Rocky 3 ve Rocky 4 yapılır. Birisinin size bu filmleri art arda gösterdiğini hayal edin. Aralarında boşluk yokmuş gibidir. Oy­sa gerçekte bir filmin yapımıyla diğeri arasında zaman vardır. Filmlerin oluşumu için olması da gereklidir. Uygarlıklarda da bu böyledir. Dünyaya aşılanırlar, sonra Oyun Ustalarının bir sonra­ki versiyonu - 2. ya da 500. bölümü - oluşturması ve aynı bölge­ye yerleştirmesi için bir zaman geçer. Gezegeniniz boyunca her biri diğeriyle bağlantıda olan uygarlıkların birbiri üzerinde kat­manlandığını öne sürüyoruz. Bu anlayış, size duygularınızla da kavrayabileceğiniz bazı yeni fikirler verir.

 

Pleiadesliler olarak bizler bir Oyun Ustası deneyiyiz. Oyun Ustalarının belirli bir biçimi yoktur. Ancak, pek çok farklı biçi­me girebilirler. 2001 ve 2010 filmleri belirli yaşam biçimleri üzerindeki sahne arkası etkileri göstererek Oyun Ustası düşün esini ortaya koyar. İyi bir benzetmedir bu, ama siz yine de bu iple kuyuya inmeyin.

 

Oyun Ustaları sınırlanmamış, şekilsiz, biçim değiştiricidir. Ses ve geometri içinde ve ötesinde hareket ettikleri için seçtik­leri her biçimi alabilirler. Oyun Ustaları zihinlerinde kültürlerin bütün şablonlarını yaratırve kültürleri Dünyaya tam anlamıyla aşılamak için kapıları açarlar. Başka zamanlar aşılayıp etkile­mek üzere bu kültürlerin gelişip büyümesini sağlarlar. Bu za­manda Dünyada yitik olduklarını, bir daha temas kuramayacağı­nızı düşündüğünüz kutsal yerler ve kültürler var. Büyük uyanış ve bilinç sıçrayışı sırasında bu kültürler canlanacak ve şablonla­rı geri getirileceği, bu çok boyutlu düzlemin açılışına çekileceği için aynı anda işlemeye başlayacaklar.

 

Oyun Ustaları uygarlık planları yapmanın bir yolunu bulur. İşin numarası şimdi geliyor. Oyun Ustaları bir uygarlık için bel­li bir plan, şablon yarattığında bunun pek çok çeşitlemesi vardır. Bu çeşitlemeler birçok dünya ve gerçeklikte ifadesini bulur. Oyun Ustalarının işinin bir bölümü bütün bu gerçekliklerle aynı anda hokkabazlık yapmak ve bu şablonun her bir çeşitlemesin­den ders almaktır. Pelerin yapmaya benzer. Terzi bir pelerin di­ker ve bundan herkesin gereksinimine, pelerinin de özüne uya­cak yüzlerce pelerin çeşidi içinesin kazanır. Oyun Ustaları da böyle çalışır. Onun için Oyun Ustaları gezegene aktarılacak bir şablon, bir dil, bir yöntem yarattığında şablon yalnızca bir alana yerleştirilmez. Pek çok varlık alanına yerleştirilir.

 

Kimi zaman bu uygarlıklar arkeologlarınızın inandığından çok daha uzun ya da kısa zamanlar yaşar. Çağlar boyunca var ol­muş gibi görünebilirler, oysa gerçekte, uygarlık denilen bu ifa­delerin kimi tek bir öğleden sonra olup bitebilir. Böyle bir dü­şünce gelişiminizin bu noktasında size aşırı ya da yabancı gele­bilir. Ancak, günün birinde gerçekliğin aslında oldukça esnek olduğunu görmeye başlamanız için sizi kavrayışınızın sınırları­na iteceğiz.

 

Kimlik sınırlarınızı genişletmek istiyoruz. Gerçek olduğuna inandığınız şeyi karıştırmak istiyoruz, çünkü o zaman üst benli­ğinizden gelen bilginin varlığınıza girişini hissedebileceksiniz. Dünyaya gelişimizin bütün amacı sizinle konuşmak, yoksa yep­yeni bir varoluş planı verip "Bakın, şuraya bir çivi çakın, şura­ya bir kalas yerleştirin, şöyle yapın, böyle edin", demek değil. Burada oluşumuzun amacı Dünyanızı yeniden tanımlamak de­ğil. İçinde yaşamış olduğunuz planın üzerindeki perdeyi kaldır­manıza yardımcı olmak ve onlara dayanarak yeni yapılar oluştu­rabileceğiniz çok genel yasalar telkin etmek için buradayız. Bu­nun ardındaki genel fikir, neyi düşünürseniz yaratabileceğinizdir. Öne sürdüğümüz düşüncenin özü budur.

 

Niyetimiz, kendini­zi bu büyük anlayışı deneyimlemek üzere özgür kıldığınızda so­nunda beyninizin bütün potansiyeline ulaşmanızdır. Kim olduğunuzu bütünüyle ortaya çıkaracak şekilde dizginleri saldığınız­da içinizdeki büyük bilinç şifrelerini er geç açığa çıkaracaksınız. Bu şifreler tam anlamıyla varoluşun büyük bir bölümünün ara­dığı değerli veri parçalarıdır. Gezegeninizde altın ve eski eser arayan hazine avcıları vardır. Bizi de zamanın geçitleri boyunca bu oyunu oynayan hazine avcıları olarak düşünebilirsiniz.

Peşinde olduğumuz şifreler ve ustalar insanın içinde saklı ge­ometrik formüller ve zeka bileşimleridir. İnsan elbette Yaşayan Kitaplık tasarımının ayrılmaz bir parçasıdır. Yaşayan Kitaplıkta­ki her yaratının kendi amacı vardır ve içine büyük miktarda bil­gi depolanmıştır. İnsan bedeninde evreninizde var olan başka ze­ka biçimlerini kopyalayacak formüller vardır. Bunu hissedin. Evrimleşmiş oniki sarmallı insanın içinde bu evrendeki başka zeka biçimleri için yaşam yaratacak formüller bulunur.

 

Dünyayı tasarladıklarında başka zeka biçimleri Dünyanın yaratılış amacını kavrayabilecek durumdaydı. Kendi uygarlıkla­rının belki de günün birinde yok olabileceğini anladılar ve onu bütünüyle yitirmek istemediler. Böylece varoluşun her yanında kitaplıklar kuruldu, her biri belirli bir bilgiyle dolduruldu. Kitap­lıkları oluşturan bütün zeka biçimleri kimlikleri ve uygarlıkları­na değer verdi. Uygarlıkların nasıl kurulduğunu anlamışlardı. Yaşama değer veriyorlardı.

 

Belirli titreşimsel şifreler yayınlayan birey kitlesi eşik değe­ri aştığında ustalara ulaşılır. Ustalar belli bir uygarlığa bozucu herhangi bir enerji türüne karşı bağışıklık yaratan çeşitli zaman kilitleri yerleştirilmesini sağlar. Ancak, bütün süreci yaratmak için önce bozucu enerji gereklidir. Oyun böyle oluşur.

 

Bu evrende özgür iradeyi potansiyelinin doruğuna doğru ha­rekete geçirmek için ikilem ve kutuplaşmalar gereklidir. Aslın­da bir ikilemin parçaları, kutupsallaşmanı n birlikle sonuçlanaca­ğı şekilde birbirlerine ayna tutma görevi görürler. Gerçeklik çok katmanlıdır ve sürekli olarak kendisinin yeni biçimlerine hayat verir, böylece bir andan diğerine aynı kalmaz. Evreninizin nab­zı büyük bir değişim deneyimliyor. Dünyada şifa yaratmak, Dünyayı yenileyerek belirli bir titreşimsel frekansa ayarlamak için bir hareket var şu sırada. Geri dönen, ülkelere yerleşen ve yıldız bilinçlerini getiren özel varlıklarla Dünya sonunda çok farklı bir koloni olarak yeniden kurulacak. Herkes için daha çok fırsat yaratan bir coşku, uyum, işbirliği ve birlik olacak.

 

Aynı şey evrensel bir düzlemde de gerçekleşmekte. Dünya bu galaksi ve evrenin ana kitaplıklarından biridir, dramın bu ka­dar büyük olmasının nedeni de budur. Dünya dönüşümünde iler­ledikçe üzerinde yaşayanların bileşik psişik enerjisi onun dönü­şüm sürecinin mesajını yayacak.Bu da sonunda titreşimsel ola­rak bir dalgalanma yaratacak ve bu evrendeki kutupsallaşmaya bütün dünyaların katılımında büyük bir sıçrama oluşturacaktır.

 

Niyetimiz, sizi Pleiades ve yıldız kalıtınız konusunda daha geniş bir bakış açısına taşımak ve daha sorumlu, yürekli, cüret­kar ve eğlenceyi seven insanlar olma esini vermek. Pleiades soyunuz şu anda farkında olduğunuzdan çok daha büyük, karmaşık ve kapsamlı. Soyunuzu anımsamanızı ve çok eski bir gerçe­ği ortaya çıkarmanızı istiyoruz.

 

Oyun, şifreler ve ustaların ne anlama geldiğini daha derinle­mesine ele alacağız. Bütün varoluş bir oyun olarak görülebilir. Gerçekte, bu eğer birisi gerektiği gibi oynamayacak olursa sona erebilecek bir oyundur. Son sadece belli düzlemlerde ortaya çı­kar, başka düzlemlerde son yoktur. Bununla birlikte, belirli düz­lemlerde ortaya çıkan son da yeterince dehşet vericidir. Pleiades sistemi içinde bir son bulma bunalımıyla yüz yüzeyiz. Bunalım bize geri dönen karmamızla ilgilidir. Evrimimizde büyümeye devam etmek için yeni enerji, anlam ve yaşam biçimleri arayışı­mızda yarattığımız ve harekete geçirdiğimiz bütün yaşam bi­çimlerinin kendimiz için arzuladığımız kadar özgürlüğe sahip olduğundan emin olmak zorundayız. Pleiades deneyiminin acısı Ana Tanrıçayı yatıştırmanın bir yolunu bulmaya bağlı. Çünkü hepimizin ona bağlıyız.

 

Sürüngen enerjiler bu günlerde bir şekilde saklandıkları yer­den dışarı süzülüyor. Pek çok şey oluyor; kuyruklu yıldızlar, uzaydan gelen göktaşları, asteroidler, başına buyruk hareket eden gezegenler, her türlü fenomen, gerçekliğin küresel kavranışı kayıp giderken insanları bu dünyaya neler olduğu konusun­da hayrete düşürüyor. Bunların hepsinin tanrısal düzen içinde yer aldığını anlamanızı isteriz.

 

Zaman değişiyor. Gelecek şeyler konusunda telaşa kapılmak size göre değil. Sizin için varlığınızdaki coşkuyu hissetme za­manı. Beklediğiniz zaman, amacınız gerçekleşmenin eşiğinde. Size Işık Ailesi olduğunuzu ve milyonlarcanızın bu zamanda Dünyada görevde olduğunu hatırlatırız. Işık Ailesi üyeleri ola­rak her biriniz ışık frekansını bedenine çekme ve Dünya düzlemine yayma yeteneğine sahip. Bu şekilde, bağımsız, yaşayan bir yaratı olan Dünya da kendi geçişinde ilerleyip eski bir düzende ölebilir. Dünyanın ölmesi bazılarınızın ödünü koparıyor. Dünya­nın ölümü ve çevrenin bozulmasına son verecek büyük bir du­var örmek istiyorsunuz. Tatsız, zorlu ve tiksinti verici görünen bütün bu olaylar gerçekte Dünyanın altı milyar insanını değiş­meye doğru harekete geçirmek için gerekli olan itkiyi yaratıyor.

Siz bir enerji aktarıcısınız. Tıpkı bizim enerjiyi bir gerçeklik sisteminden sizinkine aktarmamız gibi bildiğinizi alıp son dere­ce incelikle - Dünyada yaşayanlar için korkmaksızın oyun duy­gusuyla – aktarmak zorundasınız. Başkaları sizin tutarlı, ayakları yere basar ve sevgi dolu olduğunuzu ve barış adına çalıştığınızı görecek. Bu konudaki açıklığınızı koruyun. Şu anda bilinmeyen bir şeye erişip görünüşü başkalarını korkutabilen enerjilerle ar­kadaş oldukça her zaman barış anlayışına bağlı kalın. Büyük bir güçle yüklü bir iş yapıyorsunuz.

 

Işık Ailesi üyesi olarak birleşik düşünce iletimi çağını, Işık Çağını getiriyorsunuz. Işık dalgalarını içinize alıp barındırır ha­le geldikçe gezegenin dönüşümünün zihin gücünüze dayalı ol­duğunu anlayacaksınız. Bu zihin devrimi büyük bir hızla bütün kültürleri etkisi altına alıyor. Biz kültürel sınırları aşıyoruz; siz galaktik sınırları aşacaksınız. Niyetimiz, bizi, enerjimizi tanı­yanlarınızın gezegene daha kolay ayak basması ve sizinle pay­laştığımız anahtarları yaşayabilmesidir. Anahtarları size dosdoğ­ru uzatıyor ve sizi kandırıyoruz; sürekli kandırıyoruz sizi. Biz­den biraz kuşkulanmanız akıllıca olur. Kuşkulanmazsanız buda­lalık edersiniz. Her şeye karşı kuşkucu olmayı ve bazen yaptığı­mızın belki yaşarken göremediğiniz büyük bir nedenden kay­naklandığını öğrenin.

 

Size olanca dürüstlük ve içtenlikle, en üstün çıkarınızın, bü­tünlük, güvenlik ve yetişmenizin bizim birincil ilgi alanlarımız olduğunu söylüyoruz. Sizi yitirmek istemiyoruz. Siz bizim için bir anahtarsınız. Bunu kavrayabiliyor musunuz? Varlığınızın özünde hissedebiliyor musunuz? Eğer size bu anda ilettiğimizi anlayabilirseniz yıllarınızın nasıl geçeceği konusunda büyük bir fark yaratacak bu. Eğer size gereksindiğimizi ve sizi istediğimi­zi, değerli olduğunuzu anlar, egonuzu biryana bırakıp yüreğini­zi açarak bilinmeyenin bu bölgelerinden geçerseniz günlerinize damgasını vuran görkem olacak.

 

Kim olduğunuz öyküsünü değerlendirdikçe, daha çok deneyimledikçe hikayenin kozmik bir düzleme nasıl bağlandığını ve içinde yer aldığınızı anlamanıza yardım edeceğiz. Size pek çok ipucu vereceğiz ve niyetimizin size her zaman kendi öğretmeni­niz, bilgi kaynağınız olmaya yol açan enerji çeşidiyle öğretmek olduğunu anımsatacağız. Eğer sizi zeki bir varlık olarak hareke­te geçirmede başarılı olursak varlığınızda yer alan ve bildiğiniz şekliyle bu düzlemdeki bütün varoluş yelpazesinde bir sıçrama yaratacak olan belli şifre ve ustaları tetikleme niteliği kazanacaksınız. Bir kez daha tam anlamıyla açık bir kitaplık kuracak­sınız. Kendi yanıtlarınızı bularak -biz size ipuçlarıyla yardım ederken parçaları siz bir araya getirerek-sadece kendinize ge­reksindiğinizi anlayacaksınız; yalnız ya da bizsiz çalışacağınızı değil. Bütün türler arasında bir uyum ve işbirliği vardır; ışığı ve her şeyin bir olduğu bilgisini paylaşım vardır.

Bütün yaptığımız, evrimleşme basamağınız olabilecek bir betimleme yaratmak. Bizim ipimizle kuyuya inmeyin. Herkesin öyküsünü dinleyin, sonra kendi sentezinizi yapın. Kendiniz için çözün. Şu sıra Dünya düzlemindeki her öğretmen size bir ipucu sunuyor. Biz size bir ipucu sunuyoruz. Yalnızca biz bunu zekice bir yoldan yapıyoruz. Bizim kendi kişiliğimiz, kendi gündemi­miz var ve sizi -harekete geçmeniz, yükselmeniz için - nasıl güdüleyeceğimizi biliyoruz. Sizi nasıl özgür kılacağımızı biliyoruz ve hedefimiz de bu. Niyetimiz insan varoluşunun değerini yeni­den yaradılışın ön planına getirmek.

 

Enerji Alıştırması

 

Derin bir soluk alın ve kendinize gevşeme, içe dönme izni ve Su anda içinizi kaplayan enerjileri en üst düzeyde kullanmaya niyet edin. Bilincinizi sizin için o her neredeyse on ikinci çakraya doğru uzatın. On ikinci çakradan niyetin içinizde yankıla­nan sesini işitin. Uzayın derinliklerinden dalga ve ışık uyaran­larının size doğru ilerlediğini düşleyin. Işık dalgaları size doğ­ru geldikçe var olan bütün yaşam boyunca duyulan yanıta kulak verin. Kozmosunuzu oluşturan ince, örümcek ağına benzer bir ağ hayal edin. Enerjiyi bu ağla çektikçe ağ vızıldamaya, şarkı­sını söyleyip bütün parçalarını bilgilendirmeye koyuluyor.

Bırakın ışık dalgaları gezegene gelsin. Genişlemiş bilinci kendisine çeken bir mıknatıs olduğunuzu hissedin. Bu andan başlayarak bilinç frekanslarına biz Pleiadeslilerin sizin için yolunu açtığımız bir şekilde çabasızca ve coşku dolu ulaşmaya ni­yet edin. Bir yaratıcılık bolluğunun kendisini sizin varlığınız aracılığıyla, büyük bir soğukkanlılık ve cesaretle ifade edişini hissedin. Sizin içinizde hareket edip gezegene yeni seçenekler sundukça bu yaratıcı ışığı kullandığınızı hissedin.

 

Işık dalgaları on ikinci çakranız kanalıyla gelirken Dünyaya çarpan binlerce kilometre en ve boyunda, küçücük geometrik bi­çimlerle kaplı dev ışık dalgaları düşleyin. Zihninizin armağanlarını, güdüler ve niyetlerini kullanarak Yaşayan Kitaplığı yeni­den harekete geçirme gizli gücünüz var. Dünyanın ışık dalgala­rıyla kaplandığını hissedin. Kısa bir süre için yaşamın her bir parçacığının onun asla yok edilmediğini bildiğini düşleyin. Yıkı­mın ilk Yaratıcının oyununun bir yanılsaması olduğunu hayal edin. Gerçekte siz bir Oyun Ustasısınız. Sakladığınız bu hazine sandığını bulun. O, sizin kendinizden bile gizlediğiniz en değer­li gerçeğinizi barındırıyor. Sandığı açmaya cesaret ettiğinizde gördüğünüz kendinizdir; kendisine bu dünyada bir kez daha ba­rış ve özgürlük yaratan İlk Yaratıcı olan kendinizin bir biçimi.

 

Zekanızın toplamını birbirinize özgürce vermeye ve sahip ol­duğunuz yetenek ve becerileri şifa bulması için dünyanın geri kalanına iletmeye niyet edin.

 

Bedeninizin sevgiyle ışımasına niyet edin. Bu sevgiyle sizi büyük bir amaca bağlayan bir sarmal yaratın. Yalnız değilsiniz, ancak kendinizi keşfetmeniz için yalnız başınıza yürüyüp hareket etmeniz gerekiyor. Kendinizi sevgi sarmalının içine koyun ve kim olduğunuzu anımsamaya niyet edin.

 

Barbara Marciniak

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

2012(GEÇİŞ) FELSEFESİ

3/5/2009 · Kategori: DOSYA

2012 FELSEFESİ PDF Yazdır E-Posta

 

1. İnsanlık ve Dünya Gezegeni şu sıralar bilinçlilikte ve realite algısında dev bir değişim veya geçişten geçmekte.

 

2. Orta Amerika’nın Maya uygarlığı zaman – bilimi bilgisi hakkında en ileri uygarlık idi ve şu anda da böyledir. Onların temel takvimi gezegendeki en doğru takvimdir. Bu takvimde asla hata çıkmadı. Onların, Evrendeki ve Güneş Sistemindeki bir çok zaman döngüsünü kapsayan toplam 22 takvimi vardır. Bu takvimlerden bazıları henüz ortaya çıkmadı.

 

3. Mayaların beşinci dünyası 1987’de bitti. Altıncı dünya 2012’de başlıyor. Böylece biz şu anda “dünyaların arasındayız”. Bu zaman “Apocalypse – Vahiy” veya ifşa etme/açıklama olarak adlandırılıyor. Bu, gerçek hakikatın ifşa edileceği anlamına gelir. Bu ayrıca bizim için bireysel ve kollektif olarak “bagajlarımız” ile çalışmamızın zamanıdır.

 

4. Mayaların altıncı dünyası gerçekte boştur (beyaz/yazısız). Bu, şimdi istediğimiz yeni dünyayı ve uygarlığı yaratmaya başlamanın, birlikte – yaratıcılar olarak bize bağlı olduğu anlamına geliyor.

 

5. Ayrıca Mayalar 2012 ‘ye kadar şunların olacağını söylüyor ;

- Şu anda bildiğimiz teknolojinin ötesine ilerleyeceğiz.

- Zaman ve paranın ötesine ilerleyeceğiz.

- Dördüncü boyuttan geçtikten sonra beşinci boyuta gireceğiz

- Dünya gezegeni ve Güneş sistemi Evren’in geri kalanı ile gakaltik senkronizasyona girecek.

- DNA mız galaksimizin merkezinden “güncellenecek” (veya yeniden programlanacak) (Hunab Ku)

“Bu gezegen üzerindeki herkes mutasyon geçiriyor (değişiyor). Bazıları bunun diğerlerinden daha çok bilincinde. Ancak herkes bunu yapıyor.”

 

 

6. 2012 ‘de Güneş Sistemimizin seviyesi/düzeyi, Galaksimiz Samanyolu’nun seviyesi ile birleşecek. Bu döngünün tamamlanması 26,000 yıl sürüyor. Virgil Armstrong ayrıca diğer iki galaksinin aynı zamanda bizimki ile bir hizada dizileceğini söylüyor. Kozmik bir olay !

 

7. Zaman gerçekten hızlanıyor (veya çöküyor). Dünya’nın Schumann Rezonansı veya nabzı binlerce yıldır saniyede 7.83 döngü idi, Ordu bunu çok güvenilir bir referans olarak kullanıyordu. Ancak, 1980 den beri bu rezonans yavaş yavaş yükseliyor. Şimdi bu rezonans saniyede 12 döngünün üzerinde ! Bu, daha önceki günde 24 saat yerine, günde 16 saatten az olduğu anlamına geliyor. Bir diğer yorum şöyle – biz, veya Bilinçlilik, son 16 milyar yıldır bu aynı yolu yedi kez geçiyoruz. Yaradılışın bu döngülerinin her biri bir öncekinden 20 kez hızlı işler. Zamanın bu kadar hızlanmasının nedeni budur. Hızlanan “zaman” değil, Yaradılışın kendisidir.

 

8. Apocalyps veya “dünyalar arasındaki” zaman esnasında, bir çok insan bir çok kişisel değişimlerden geçecek. Değşimler çok fazla ve çeşitli olacak. Bu, buraya öğrenmek veya deneyimlemek için geldiğimiz şeyin parçası. Değişimin örnekleri, sona eren ilişkiler, ikamet edilen yerin değişimi, iş değişimi, davranışlarda veya düşüncelerde değişim vs.

9. Hatırlayın, verilen herhangi bir anda küçük ve büyük kararlar alıyoruz. Her bir karar SEVGİYE veya KORKUYA dayanıyor. Sevgiyi seçin, sezginizi izleyin, zekanızı değil ; tutkunuzu izleyin. Akışa uyun.

10. Düşünce formları çok önemlidir ve günlük yaşamımızı etkiler. Realitemizi düşünce formları ile yaratırız. Eğer başkaları ile ilgili negatif düşüncelere sahip olursak, kendimize bunu çekeriz. Eğer pozitif düşüncelere sahip olursak, pozitif insanları ve olayları çekeriz. Düşüncelerinizin farkında olun ve gereksiz ve yargılayıcı olanları elimine edin.

 

11. Medyanın birkaç kişi tarafından kontrol edildiğinin farkında olun. Ayırt etme yeteneğinizi kullanın ! Gizli gündemleri arayın. Neden bu bilgi şimdi size sunuluyor ? “Onların” gerçek gündemi nedir ? Bu bir problem çözümü durumu mudur ? “Onlar”, reaksiyon vermemiz ve o problemin halledilmesini istediğimiz, sonra kendi çözümlerini sundukları bir problem mi yaratıyorlar ? “Çözüm” onların ilk elden istedikleri şey midir ?

12. Hemen hemen her şeyin tesadüfen/kaza ile gerçekleşmediğini hatırlayın. Hemen hemen tüm “olaylar” bazı ajanslar tarafından planlanır. Buna karşın, hayatta olmak için çok heyecanlı bir zaman ! Gerçek sizi özgürleştirecek !

2005 te ve ötesinde ayırt etme/Seziş

 

Biz dördüncü boyuta girerken, bilinçlilikte bir değişim deneyimliyoruz. Dördüncü boyut gerçek bir yerden öok, bir zihin halidir. Tüm çakralarınız açık olarak yaşamınızı yaşarken ve etrafınızdaki herkes hayatı aynı şekilde deneyimlerken, bu dördüncü boyutta olacak.

Farklı bilgi kaynaklarına uygulanan ayırt ediş çok önemli oluyor.

Dünya Gezegeni ve onun sakinleri için bir çok gündem, bir çok kaynaktan geliyor ve bunların bazıları medyada yayınlanıyor. Çeşitli dünya dışı kaynaklar bundan sonraki 5 – 10 yıl içinde gerçekleşecek bir çok olası senoryoları anlatıyor. Bazıları DNA yı yönetme ve zihin kontrolü, Yeni Dünya Düzeni, negatif ET ler tarafından yok edilme ile ilgili konuşuyor. Bazıları olası olarak pozitif ET lerin yardımı ile çoğumuzun Dünya gezegeni ile birlikte yükseleceğinden bahsediyor. Tüm bu senaryolar, sizin kendi realitenize bağlı olarak mümkündür. Mesaj, zekanızı değil, hislerinizi ve sezginizi izlemenizdir. Hislerinizi ve işlediğiniz bilgiyi ayırdedin. Sizinle rezonansa giriyor mu ? Kendinizi ve dünyayı iyileştirmek için çalışın ve bizi kontrol etmek isteyenlere hayır deyin. Maya takvimini izlemek bizi zaman ve para döngüsünden özgürleştirebilir, zihni serbest bırakın ve zaman ve paranın ötesindeki yeni çağa yolu açın.

 

Adi Gaia
http://www.2012.com.au/Site.A.html

(ÇEVIRI ; Saffet Güler)

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

GEÇİŞ'LE İLGİLİ GÜNEŞ SİSTEMİ DEĞİŞİMLERİ

3/5/2009 · Kategori: DOSYA

GÜNES SISTEMI DEGISIKLIKLERI PDF Yazdır E-Posta

 

Bu, dünyadaki değişiklikler üzerine Rus perspektifidir. Bu olgular Amerika’da rapor edilmiyor. Gezegenlerin atmosferi değişiyor. Dr. Dmitriev’in çalışması gezegenlerin kendilerinin de değiştiğini gösteriyor. Gezegenlerin atmosferlerindeki değisim devam etmekte.

 

Örneğin, Mars’ın atmosferi öncekinden oldukça büyük miktarda kalınlaşıyor. Mars gözlem sondası 1997’de aynalarından birini kaybetti, atmosfer hesaplanmış olandan yaklaşık iki kat daha yoğun olduğundan ayna kırıldı, bu küçük ayna üzerinde rüzgar çok güçlüydü ve onu araçtan söktü.


Dünya’nın ayının atmosferi büyüyor.

 

Ayrıca, Dimitriev’in “Natrium” olarak belirttiği bileşenden yapılmış olan ayın atmosferi genişliyor. Dmitriev, ayın etrafında daha önce bulunmayan 6000 kilometre derinliğinde Natrium tabakası olduğunu söylüyor.

 

Ve Dünya’nın atmosferinin üst seviyelerinde bu tür bir değisim var, burada daha önce bulunmayan HO gazı oluşuyor; şimdiki HO miktarı daha önce mevcut değildi. Bu küresel ısınma ile ilgili değil ve CFC'ler veya florokarbon emisyonları veya başka türde madde emisyonları ile ilgili degildir.

 

Gezegenlerin manyetik alanları ve parlaklıkları değişiyor. Gezegenler toplam parlaklıklarında büyük değişiklikler deneyimliyorlar. Örneğin Venüs, toplam parlaklığında önemli artışlar gösteriyor. Jüpiter yüksek bir enerjisel yüke sahip oldu, kendi ayı Io ile arasında oluşan iyonize edici radyasyonun görünür bir tüpü vardır. Son zamanlarda alınan fotoğraflarda parlak enerji tüpünü görebilirsiniz.

 

Ve gezegenlerin alanları da değişiyor. Manyetik alanlar daha güçleniyor. Jüpiter’in manyetik alanı iki katından fazla güçlendi. Uranüs’ün manyetik alanı değişiyor. Neptün’ün manyetik alanı artıyor. Bu gezegenler daha parlaklaşıyor. Bunların manyetik alanlarının gücü daha da yükseliyor. Bunların atmosferik nitelikleri değişiyor.

 

Uranüs ve Neptün’ün yakin zamanda kutup degisikligi geçirdigi görülüyor. Voyager 2 uzay sondasi Uranüs ve Neptün’ü geçerken, görünür kuzey ve güney manyetik kutuplar rotasyonel kutupun oldugu yerden büyük miktarda kaydi, bir durumda, bu 50 derece idi, baska bir durumda fark 40 derece civarinda idi, bunlarin ikisi de oldukça büyük degisikliklerdir.

 

Toplam degisiklikler üç kategoriye ayrilabilir: Enerji alani degisiklikleri, parlaklik degisiklikleri ve atmosferik degisiklikler.

Dünya üzerinde 1975’ten beri toplam volkanik aktivite yüzde 500 artti. Michael Mandeville, 1875 ten beri Dünya üzerindeki volkanik aktivitenin kabaca yüzde 500 arttigini gösteren arastirmalar yapti. Sadece 1973 ten beri, toplam deprem aktivitesi yüzde 400 artti.

 

Dogal afetler 1963 ve 1993 arasinda yüzde 410 artti.


Dr. Dmitriev dogal afetlerin çok detayli bir hesabini yapti. O, 1963 ve 1993 ü karsilastirirsaniz, her tür dogal afetlerin miktarinin – kasirga, tayfun, heyelan, dev dalgalar vs – yüzde 410 arttigini gösterdi.

Günes’in manyetik alani 1901 den beri yüzde 230 artti.

 

Kaliforniya’daki Rutherford Appleton ulusal Laboratuarindan Dr. Mike Lockwood’un Günesi arastiran bir çalismasi var. O, 1901 den beri Günesin toplam manyetik alaninin öncekinden yüzde 230 güçlü oldugunu kesfetti.

 

Sadece Dünya Degisikliklerinden Daha Fazlasi


Gördügümüz sey, sadece Dünya Degisiklikleri dedigimizden daha çogudur. Bazi insanlar burada devam etmekte olan Dünya ile Günes arasinda karsilikli bir etki oldugu fikrine sahiptir. Çok çok az insan Sibirya’da, özellikle bu arastirmayi yapmakta olduklari Novosibirsk’te Rusya Ulusal Bilimler Akademisinde yapilmakta olan çalismanin farkindadir. Onlar, bastan basa tüm Günes Sistemindeki bu enerjisel degisime neden olan tek olasi seyin, daha farkli – daha yüksek – bir enerji alanina ilerledigimiz oldugu sonucuna vardilar.

 

Günes Sistemimizin önde olan kenarindaki isik yayan/parlayan plazma son zamanlarda yüzde 1000 artti.

 

Simdi, bunu kontrol edin. Günesin kendisi süphesiz bir manyetik alana sahiptir ve bu manyetik alan Günes Sistemi etrafinda bir yumurta sekli yaratir, bu heliosfer olarak bilinir. Heliosferin sekli bir gözyasi damlasina benzer. Damlanin uzun ve ince ucu seyahat etmekte oldugumuz yönün ters tarafindadir. Bu bir kuyruklu yildiza benzer, kuyruk daima Günesten uzak olan tarafi gösterir.

 

Ruslar bu heliosferin önde giden kenarina baktilar ve burada parlayan plazma enerjisini gözlediler. Bu plazma enerjisi 10 astronomik birim derinliginde idi (bir astronomik birim Dünya’dan Günes’e olan uzakliktir, 93,000,000 mil). Böylece on astronomik birim Günes Sisteminin ön ucunda görmeye alistigimiz bu parlayan enerjinin normal kalinligini temsil eder.

 

Bugün, bu parlayan plazma 100 astronomik derinlige ulasti. Dmitriev’in raporu tam bir zaman çizgisi vermese de, bu artisin 1963 ve 1993 ile ayni zaman periyodunda oldugunu kabul edebiliriz. Ne zaman olmus olursa olsun, Günes Sisteminin ön ucundaki enerjinin toplam parlakliginda yüzde 1000 artis vardir.

 

Ve bu, Günes Sisteminin kendisinin, enerjinin çok yüksek derecede yüklü oldugu bir alana ilerledigi anlamina gelir. Bu yüksek – yüklü enerji plazmayi canlandiriyor ve daha çok plazma olusmasina neden oluyor, böylece daha parlak, daha çok isik yaydigini görüyorsunuz. Sonra bu enerji Günes’e akiyor, Günes enerjiyi emip Ekliptik olarak adlandirilan ekvatoral plana yayiyor.

 

Bu gezegenlerarasi uzayi doygunluga ulastiriyor, bu da solar emisyonlarin daha hizli yolculuk etmesine neden oluyor ve gezegenlerin üzerine enerji yüklüyor.

 

Ve bu, gezegenin nasil isledigini, nasil fonksiyon yaptigini ve onun ne tür yasami destekledigini degistiren bilinçli enerjidir. DNA spiralinin kendisinin harmonikleri degisiyor. Bu, zamanin eski çaglarinda anlik kitlesel tekamüllerin gerçek, sakli nedenidir.

 

Tüm bunlar ayni anda gerçeklesiyor ve bu ani bir geçisin/degisimin olacagi bir kresendoya (gittikçe yükselme) dogru çalisiyor.

 

Baska deyisle, Günes’in kendisinden enerji yayinlarken gönderdigi temel harmonik dalga boylarinin ani bir genislemesinin olacagi enerjinin yeni seviyesinde olacagimiz noktaya ilerliyoruz. Enerjinin yayinimindaki bu artis Günes sistemindeki tüm maddenin temel dogasini degistirir. Gezegenler hafifçe günesten biraz ileriye itilir ve onlari olusturan atomlar ve moleküllerin fiziksel boyutlari genisler.

 

(Çeviri; Saffet Güler)

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::