SATÜRN TERAZİ'DE
3/11/2009 · Kategori: BILGI
ÖLÇÜYÜ TUTTURMAK – SATÜRN TERAZİ’DE
Satürn astrolojide en büyük öğretmen kabul edilir. Her şeyin gerçekliği ile ilgilidir. Kendimizi aslımıza uygun biçimde yapılandırma prensibini simgeler. Bu yapılandırma esnasında kendi sorumluluğumuzu üstlenmek, bazı seçimler yapmak, bu seçimler doğrultusunda somut adımlar atmak, engellere rağmen yolumuza devam etmek, sonra bu seçimlerin ve adımların sonuçlarıyla yüzleşmek, öğrenmek ve olgunlaşmak durumunda kalırız. Bu nedenle Satürn’e karmanın gezegeni denir. Yani ektiğimizi biçeriz. Satürn Yaşlı Bilge Adam’dır. Yaşantıladıklarımızdan öğrendiklerimizle olgunlaşırız, doğru zamanda doğru seçimleri yapabilecek hale geliriz.
Satürn aynı zamanda yokluğun, kısıtlanmanın gezegenidir. Bir diğer yüzüyle ölümdür, karanlıktır, depresyondur. Yanlış seçimler bizi bu hallere sürükler. Onun işaretinin çok vurgulandığı zamanlarda içinde bulunduğumuz yapının gerçekliği sınanır. Bütün teferruatlar silinir ve durumun gerçekliği ile baş başa kalırız. Bazen bazı şeyleri yitiririz. Bu kayıp bizi asıl olanla yüzleştirir. Bu yüzleşme hüzün yaratır. Hüznümüz bazen depresyona dönüşür. Depresyon, bir bakıma, yapılması gerekenlere direnci gösterir. Satürn söz konusu olduğunda bu değişiklik bazen diz çökmeyi gerektirir, çünkü Satürn dizleri simgeler. Bazen ancak diz çöktükten sonra yeni adımlar atmak mümkün olur. Tüm bu nedenlerle Satürn genellikle zorlu zamanların temsilcisidir. Ancak Satürn’ün dersi tamamlanınca kazanılanlar bir daha asla yitirilmezler.
Satürn ve Terazi
Satürn bir burçta 2-2,5 yıl kalır. Bundan önce 2007 yılının Eylül’ünde Başak burcuna girmişti. Buradaki yolculuğu boyunca Başak’ın simgelediği konuları vurguladı. Ekonomik krizle de birleşen bu dönemde işsizlik, çalışma koşullarının kötülüğü, günlük hayatın düzeninin altüst oluşu ve son olarak domuz gribi Satürn Başak’tanın öne çıkan konuları oldu. Öte yandan sahte, şişirilmiş bütün yapılar çöktü ve herkes bileğine güvenmek zorunda kaldı. Yokluk insanlarda yaratıcılığı, sorunlara çözüm bulma kapasitesini geliştirdi. Savurganlık bitti, tasarruf yine yaratıcılığı geliştirdi. Az ile çok işler başarmak gerekti. Bunu yapabildiğini görmek, dış koşullardan ziyade kendine güvenmeyi sağladı.
Şimdi Satürn Terazi burcundaki yolculuğuna hazırlanıyor. Türkiye’nin doğum günü olan 29 Ekim’de Terazi’ye geçiyor, ancak Nisan-Temmuz aylarında tekrar Başak’a dönecek. 2010 Temmuz’undan sonra 2012 yılının Ekim ayına kadar Terazi’de kalacak.
Terazi karşıtları uzlaştırmanın, işbirliğinin, paylaşmanın, denge ve uyum yaratmanın, öteki tarafın ya da insanın farkına varmanın, onu desteklemenin ve karşıtlar arasında arabuluculuk yapmanın burcudur. Satürn Terazi’ye girince bu konularda ne kadar gerçekçi olunduğu sınanır. Barışı simgeleyen Terazi’deki Satürn, barış niyetlerinin ne kadar dürüst ve gerçekçi oluşu ile yakından ilgilidir.
Ortaklıklarda ve ilişkilerde yaşanan deneyimler kanalıyla olgunlaşılır. İnsanın bağlanma, taaahütte bulunma kapasitesi sınanır. Verip alma arasındaki dengesizlikler su yüzeyine çıkar ve bazı adımlar atılması gerekir. Sağlam temellere oturan ortaklıklarda sorunları aşma gücü vardır, ancak zar zor ayakta tutulan ilişkilerin bu sınavlara dayanabilmesi zordur. Bu güne kadar bağlanmaktan kaçanlar koşulların dayatması ile taahütte bulunmak durumunda kalabilirler. Tek başına hareket etmesi gerekirken ortaklıkların arkasına saklananlar yalnız kalabilirler.
Terazi burcu hakkı, adaleti simgelediği için Satürn hakların eşit dağılımı konusunda adım atılmasını dayatır. Eşitsizliklerde ciddi sorunlar ve kopuşlar yaşanır.
Kişinin özel, iş veya toplumsal yaşamında işbirliği yapmayı, öteki insanların isteklerine saygı duymayı öğrenmesi gerekir. İşbirliğinin, karşılıklı uzlaşının ve hakkaniyetin önemi iyice ortaya çıkar.
Tüm bu açıklamalardan sonra Satürn’ün Terazi’deki yolculuğunun ülkeler ve insanlar arasında, iş ortaklıklarında, evliliklerde ciddi bir sınavı simgelediğini anlamak çok kolay. Bu sınavı geçebilen ortaklıklar daha da güçlenecekler, ancak uzun süredir sorun yaşayan ve bu sorunu çözmek için somut adımlar atmayanlar sorunlarla karşılaşacaklar. Dolayısıyla bu dönemde uzlaşı umutlarının, ortaklıkların sona erdiğini, boşanmaların arttığını görebiliriz. Öte yandan işbirliği yapmak, ortaklıklara girmek durumunda olup da bir süredir bundan kaçınanlar, nihayet bunun gerekliliğini düşünmeye başlayabilirler.
Bundan önce Satürn 1980 yılının Ekim’i ile 1982’nin Kasım’ı arasında Terazi’deydi. O dönemde başlayan bir döngü artık sona ermek üzere. Bir sayfa kapanıp yeni bir sayfa açılmak üzere. Dolayısıyla doğru değerlendirmeler yapılarak uygun adımların atılması gerekiyor. Aslında Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda da Satürn Terazi’deydi. Yani önümüzdeki dönemde Türkiye bir Satürn döngüsü deneyimleyecek. Başlangıçtaki hak, adalet ve eşitlik sorunları çözülmek üzere tekrar öne çıkacak.
Türkiye’de Satürn-Terazi
Satürn Terazi’deki yolculuğuna Türkiye’nin doğum haritasında vatanı simgeleyen evde başladı. Burada özellikle içteki çatışmaları simgeleyen Mars bulunuyor. Önümüzdeki yıllarda Mars çeşitli gökyüzü hareketleri ile sık sık tetiklenecek. Bu tetiklenmeler daha önce hiç deneyimlenmemiş tetiklenmeler ve derin dönüşümlere işaret ediyorlar. Özetle şunu söylemek hiç de yanlış olmaz, bu hareketler sona erdikten sonra Türkiye bir daha asla aynı Türkiye olmayacak. Ya içinde uzlaşıyı, barışı sağlamış, kökleri sağlamlaşmış bir Türkiye olacak, ya da uzlaşı sağlanamadığı için iç sorunlara gömülmüş, belki de sınırları (Satürn) yeniden belirlenecek bir Türkiye olacak. Dolayısıyla tek tek bütün ülke vatandaşlarına uzlaşıyı sağlayacak yaklaşımlar sergileme sorumluluğu düşüyor.
BARIŞ İLHAN
“Barış zorla muhafaza edilemez; sadece anlayışlılıkla başarılır.”
Albert Einstein
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
BELİRSİZLİK İLKESİ
3/11/2009 · Kategori: BILGI
MUSTAFA KARTAL
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
BEYİN DALGA FREKANSLARI
2/10/2009 · Kategori: BILGI
EEG ile beyinde degisIk frekanstaki beyin dalgalarini olcebiliriz. Elektrotlar beyindeki elektriksel aktiviteyi olcmek ve kaydetmek icin derideki belli yerlere yerlestirilir. Amac, bir saniye icinde beyinden yayinlanan bir dalganin kac defa tekrar ettigini olcmektir. Bu olcumu radyonuzda istasyon degistirdiginiz andaki frekans belirleme ile kiyaslayabilirsiniz
Ornegin: Beynimiz etkin zeka icin 13 Hz dalga yuksekliginde yuksek alpha ve dusuk beta seviyelerini kullanir. Siklikla, ogrenme guclugu ve dikkat problemleri gosteren bireylerde beynin belli bolgelerinde, birbirini izleyen isleri ve matematik hesaplarini yapmaktaki beceriyi saglayan 13 Hz dalga boyutundan daha dusuk frekanslar gozlenir.
Subjektif duygu durumlari : odaklanmis ama rahat, entegre
Iliskili is ve davranislar: Dikkat EksIkligi Hastaligina yol acabilir, odaklanmis dikkatte eksIklik.
Fizyolojik iliski: Hareketle ketlenir, vucudu sinirlandirmak smr’yi arttirabilir.
Egitimin Etkileri: SMR’yi arttirmak rahat odaklanma saglar, dikkat gerektiren yetenekler duzeltilebilir.
Subjektif duygu durumlari : dusunme, kendinin ve etrafin farkinda olma.
Iliskili is ve davranislar: zihinsel aktivite
Fizyolojik iliski: Tetikte, aktif ama huzursuz degil.
Egitimin Etkileri: zihinsel yetenegi arttirabilir, odak, tetikte olma, zeka
Subjektif duygu durumlari: tetikte olma, huzursuzluk
Iliskili is ve davranislar: Zihinsel aktivite, orn: planlama ve program.
Fizyolojik iliski: zihin- beden fonksiyonlarinin genel aktivasyonu.
Egitimin Etkileri: Tetikte olmaya neden olur ve huzursuzluk yapar.
ALPHA (8-12 Hz)
Eger alpha dalganiz normal limitlerinde ise iyi bir ruh halinde olursunuz, dunyaya daha dogru bakarsiniz ve sakin hissedersiniz. Alpha, sinifta veya iste ogretilen bilgiyi ogrenme ve kullanma anlaminda beynin en onemli frekanslarindan biridir. Gozlerinizi kapatarak veya derin nefes alarak alpha seviyesini arttirabilirsiniz; Hizli nefesler alip vererek dusurebilirsiniz. Araba benzetmemizdeki yeri Alpha dalga seviyesi vitesin bosta olmasi anlamina gelmektedir. Alpha, bir isten baska bir ise kolayca gecmemizi saglar.
Beyinde dagilimi genellikle butun lobu icerir, goz kapaliyken occipital lobda bulunur.
Subjektif duygu durumlari: relax (rahat), sIkintili degil, uykulu degil, sakin, bilincli
Iliskili is ve davranislar: meditatif ve eylemsizdir.
Fizyolojik iliski: Dengelenmis ve iyilesmistir.
Egitim sonucu: Rahatlama saglatir.
Dusuk alpha : 8-10 : ic farkindalik, zihin/beden etkilesimi, denge
Yuksek alpha : 10-12 : merkezleme, iyilesme, zihin/beden baglantisi
Uyanik haldeki yetiskinler icin anormal ama uyku sirasinda olmasi normaldir. Theta’nin hippocampal ve limbik sistem bolgesindeki aktiviteyi yansittigina inanilir. Theta endise, kuruntu, huzursuzluk ve cekingenlik sirasinda gozlemlenir.
Theta dalgasi normal fonksiyon ediyor gorundugu zaman, ogrenme ve hafiza gibi kompleks davranislari ilerletir. Olagandisi duygusal durumlarda, stres veya hastalik gibi, uc buyuk vericide (transmitter) dengesizlik olabilir ve bu da normal disi davranislara neden olur.
Tekrar araba ornegimize geri donecek olursak, thetayi 2. vites olarak dusunebiliriz. 1. vites (delta) kadar yavas degil ama hala hizli degil.
Dagilim: genellikle bolgesel, bircok lobu icerebilir, yanal ya da yayilmis olabilir.
Subjektif duygu durumlari: Sezgileri guclu, yaratici, animsamak, hayal, dus, ruya gibi, degisken dusunceler, uykulu, “birlik, bir olma”, “acikgoz”
Iliskili is ve davranislar : Yaratici, sezgisel; ayni zamanda dalginlik ve odaklanamama olabilir.
Fizyolojik iliski : Zihin/beden entegrasyonu, iyilesme.
Egitimin etkileri : Arttirilirsa basi bos gezme, trans durumu. Dusurulurse, konsantrasyon artar, dikkat yogunlasabilir.
Yaraticilik ile beynin dalgalari arasinda ilintili oldugu belirginlestikce, beynin elektriksel calismasini duzenleme faaliyetleri de daha populerlesiyor. Bircok uzak dogu gelenegi, aslinda beynin kendisini dingin bir hale getirmeye yariyor. Beynin dalgalarina egemen oldugunuzda, sinirlenmeyen, asiri heyecana kapilmayan, zihni yaraticilik surecini uzatabilen biri haline geliyorsunuz. Kas gucunu calistirir gibi beynin dalgalarini calistirabiliyor, istediginiz yonde harekete gecirebiliyorsunuz
En dusuk frekanslar deltadir. 4 Hz’den dusuktur ve derin uyku durumudur ve bazi anormal sureclerde ayni zamanda “empati hali” hissedildiginde delta dalgalari bilincalti dusunceyi yansitir. 1 yasa kadar olan bebeklerde dominant ritimdir ve uykunun 3. ve 4. evresinde bulunur.
Yatakta kitap okurken de yayilan dalgalar gene betaya donuverir. Uykumuz gelince once dusuk frekansli beta, kitabi okumayi birakip yani basiniza koyunca alfa, uykuya gecmeye baslayinca teta, uyku derinlesince de deta devreye girer. Fiziksel dunyadaki farkindaligimizi azaltmak icin delta dalgalarini arttiririz. Ayni zamanda bilincalti dusuncelerimize delta dalgalari vasitasiyla ulasiriz. Performans arttirmak isteyenler delta dalgalarini azaltir ve yuksek odaklanma ve yuksek performans elde edilir. Dikkat eksIkligi teshisi konmus bireyler odaklanmaya calistiklarinda delta dalgalarini dusureceklerine arttirirlar. Uygun olmayan delta dalgalari odaklanmayi ve dikkati ciddi bir sekilde kisitliyor. Sanki beyin surekli uykulu bir devreye kilitlenmis gibidir. Baska bir acidan delta dalgasini tanimlarsak; araba kullaniyorsunuz ve araba 1. viteste. Bu vitesle cok hizli gidemezsiniz. Yani delta 1.vitesi temsil eder.
Subjektif duygu durumlari: derin, ruyasiz uyku, non-rem uyku, trans hali, bilincsiz.
Iliskili is ve davranislar: uyusukluk, hareketsizlik, dikkatsiz
Fizyolojik iliski: hareketsiz, hemen harekete gecememe.
Egitimin etkileri: Arttirilirsa uykuya, trans haline, derin gevseme durumuna neden olur.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
« Önceki ::